Adamın biri mescidde uyuyordu. Yanında para çantası vardı. Uyandığı zaman yanındaki para, çantasının çalındığını gördü. Yanında Cafer-i Sadık’ın namaz kıldığını gören adam, gidip onun yakasına yapıştı. Cafer-i Sadık, adama:
- “Ne istiyorsun?” dedi. Adam:
- “Para cüzdanım kayboldu. Yanımda senden başka kimse yoktu. Cüzdanı muhakkak sen aldın”. Dedi. Cafer-i Sadık Hazretleri:
- “Cüzdanında ne kadar para vardı?” diye sordu. Adam:
“Bin dinar vardı.” Dedi.
Bunun üzerine Cafer-i Sadık, hemen evine gidip bin dinar alarak, gelip adama verdi. Adam arkadaşlarının yanına gitti. Arkadaşları kendisine:
- “Para cüzdanın bizdedir. Biz sana şaka yapmıştık.“ dediler. Bunun üzerine adam bin dinarı alıp geri dönerek ayrıldığı yere geldi. Kendisine bin dinar vereni sordu. Kendisine parayı verenin Peygamber Aleyhisiselam’ın amcası soyundan olduğunu söylediler. Bu sefer adam hemen Cafer-i Sadık Hazretleri’ne gitti. Özür dileyerek aldığı parayı geri vermek istedi. Cafer-i Sadık Hazretleri:
- “Biz öyle kimseleriz ki, bizim mülkümüzden bir şey çıktı mı, onu bir daha geri almayız.” Dedi ve parayı kabul etmedi.
Sizi, yakinda gelecek azab konusunda uyardik. O gün, kisi elleriyle meydana getirdiklerine bakar; gerçegi örtenler de, keske toprak olsaydim; der.
Nebe Suresi 40.Ayet
BİR
HADİS
Peygamber Efendimiz (S.A.V) in varisleri, Hak üzere Ümmet-i Muhammed'i kıyamete kadar irşad edeceklerdir. O varisler ki hakiki mürşid-i kâmillerdir. Çünkü onlar hem zâhirî, hem de manevi irşad yapabilenlerdir.