Bugün gam kervanını yükledi sırtımıza | İsmail’im Halil’ine can vermek kolay değil | Mpl Tv "Halil İbrahim Sofrası" arşiv yayını | Kurban Bayramınız Mübarek Olsun | Önemli Duyuru : Tv Canlı Yayını | Bahçıvan bağında bağbanın durur | Aşıkların gönülleri | Artık çağır yeter şahım Muhammed | Arifibillah bağlıdır dalına Muhammedin | Anladım sevdiğim eşin bulunmaz |

KUR'AN KURSUMUZ

SEYYİD LOKMAN (k.s)

BEYİTLER

HZ. MUHAMMED (S.a.v)

PEYGAMBERLERİMİZ

SAHABELER

ZİKRULLAH

TASAVVUF

NAMAZ

KIYAMET

İSLAMDA KADIN

ÇOCUKLAR İÇİN

DUA PINARI

ÖLÜM & KABİR HAYATI

MÜBAREK AY - GECELER

KANDİL MESAJLARI

KISSADAN HİSSE

DUYURULAR

Ümmetimizin en büyük sorunu nedir ?

Seçenekler
Emr'i bil Maruf'u terketmek
Müslümanlardaki Dünyevileşme
İslami kardeşlik ve dayanışma şuurunun azlığı
Fesat ve ahlaksızlığın yaygınlaşması

Sonuçları Göster

 
Tasavvuf'un Temeli
Paylaş | 01/03/2008

Şeriat gibi Tasavvufun (tarikatın) temelinde de Peygamberimiz (SAV) ve Kur’an-ı Kerim vardır. Peygamber (SAV) Efendimiz’in yaşadığı Zühdi Manevi hayat, dünyaya meyletmeme, dünyadan el etek çekme hali, O’nun (SAV) Ashabı (RA) tarafından da yerine getirilmiştir.

Tasavvuf, Peygamber (SAV) Efendimiz  devrinde mevcut olup, Ashab-ı Kiram (RA), Tabiin (RA), Tebeü Tabiin (RA) ile daha sonra gelenlerin bu esasları muhafazası tasavvufun (tarikatın) zamanımıza kadar devamını sağlamıştır.[1]

Tasavvufun öncüsü olan Peygamber (SAV) Efendimiz, bu ibadetin nasıl yapılacağını, Zikrullahın nasıl elde edileceğini yakınları olan İmam-ı Ali (KV) Hz.leri’ne ve Ebubekir (RA) Hz.leri’ne tarif ettiğini görüyoruz. Onlar da kendilerinden sonra gelenlere devren Silsile ile bir miras gibi bırakmışlar, böylece tasavvuf nuru aynı bir elektrik akımı gibi Günümüze kadar ulaşmıştır.

Silsile, bir tarikatı insanlara öğreten Mürşid-i Kamil (şeyh) önce tarikat Pirine, oradan da Hz. Peygamber (SAV) Efendimize ulaştıran şahıslar (mürşidler, şeyhler) zinciri demektir. Böylece, bir tarikat şeyhine elini vererek (biatla) tarikata giren kişi, Şeyhe biat etmekle, o şeyhin Silsile ile bağlı olduğu Tarikat Pirine ve o Pirin de yine Silsile ile bağlı olduğu Hz. Peygamber (SAV) Efendimiz’e biat etmiş olur.

Hz. Peygamber (SAV) Efendimiz ile başlayan Tasavvuf (tarukat) nuru, Şeyh vasıtasıyla, şeyhin elini tutan müride geçer. Bundan sonra müride düşen vazife şeriatın ve Tarikatın emirlerini hiç aksatmadan yapmaktır. Asırlar boyu İslam’ın ölmez ve yıkılmaz iki emaneti Kur’anı Kerim ve Sünnet-i Seniyye ışığı altında devrimize ulaşan Tarikat, en yüce ve rütbelere, makamlara yükselen kimseler tarafından benimsenmiş ve onun sayesinde hem dünyevi, hem uhrevi necatlara ve rızaya, Cemalüllaha (CC), Şefaat-i Resülullah’a (SAV) ermişlerdir. Tarikat-ı Aliyye-i Muhammediyye’yi kabullenip onu bağırlarına basanların arasında Osmanlı padişahlarının da olduğunu görüyoruz.

Aziz yolcu! Çünkü şeriat tarikatın kapısıdır. Tarikat hakikatin bahçesidir, yani tarikat gayet sağlam bir hisar (kale) içinde bir bahçedir. Şeriat o bahçenin kapısıdır. Hakikat o bahçede bulunan türlü gül gülistan ve türlü meyve ağaçlarıdır. Ne o bahçenin sonu vardır ne o ağaçların sonu vardır. Onun hisarı (kalesi) o kadar sağlamdır ki bir kimse kuş olsa oraya girmesi imkansızdır. Ancak kapısından girebilir kapısı da (şeriattır) yani bir insanın tarikata girmesi için namazını, orucunu, gerektiği zaman zekatını, haccını ve Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin emirlerini yerine getirmesi ile mümkündür. Bu sebeple şükür ibadetini yerine getiren mümine Mürşid-i Kamil aramak lazımdır. Çünkü Mürşid-i Kamiller bu bahçenin bahçıvanlarıdırlar. Mürşid-i Kamil’e gerçek teslim olanlara şeytan musallat olamaz. Teslimiyeti kuvvetli olanın şeytan semtine uğramaz.

Ey aşık-ı sadık! Yüce Allah (CC) Hz.leri’ni ve O’nun (CC) Resul-ü Azamini (SAV) en iyi bilen ve yolunda daim olan Mürşid-i Kamil’in kapısında bu dünyada iken körlükten kurtulup Yüce Allah (CC) Hz.lerinden rızasına mazhar olmaya çalış. Nitekim Yüce Allah (CC) Hz.leri buyurur: “Kim de bu dünyada (hakkı görüp kabul etmeyecek şekilde) kör olursa, artık o ahirette de kördür ve yol bakımından da daha sapıktır.”[2]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Tasavvuf Ve Tarikatlar. S.28

[2] El-İsra S. A.72

 

984 kere okunmuştur.

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

01/03/2008 - 11:35 Tasavvuf'a Giriş

n

01/03/2008 - 11:32 Tasavvuf Tarikat Nedir

n

01/03/2008 - 11:31 Tasavvuf'un Temeli

n

01/03/2008 - 11:29 Tasavvuf'un Esası

n

01/03/2008 - 11:28 Tasavvufta Gaye

n

01/03/2008 - 11:25 Tasavvuf'un İnsana Tesiri

n

01/03/2008 - 11:24 Tasavvuf'u İnkarın Hükmü

n

01/03/2008 - 11:21 Ayetlerde Tasavvuf

n

01/03/2008 - 11:18 Hadisi Kudsilerde Tasavvuf

n

01/03/2008 - 11:15 Hadisi Şeriflerde Tasavvuf

n

01/03/2008 - 11:02 Tarikatların Doğuşu

n

01/03/2008 - 11:01 Tarikatlar İki Kısımdır

n

01/03/2008 - 10:59 Tarikata Niçin Girilir

n

01/03/2008 - 10:58 Tarikata Girmek İsteyenlere

n

01/03/2008 - 10:56 Tarikat Şeriat Münasebeti

n

01/03/2008 - 10:55 "HU" ve Açıklaması

n

01/03/2008 - 10:53 Seyri Sülûk Nedir

n

01/03/2008 - 10:51 Rabıta Nedir

n

01/03/2008 - 10:50 Tarikatta Rabıta

n

01/03/2008 - 10:48 Rabıta Çeşitleri

n

01/03/2008 - 10:47 Rabıtaya Karşı Çıkmanın Hükmü

n

01/03/2008 - 10:46 Semanın Hakikatı

n

01/03/2008 - 10:44 Nefsin Yaratılışı

n

01/03/2008 - 10:40 Nefsin Mertebeleri
 

RADYO HABİBULLAH

MEDYA KATEGORİLERİ

BİR AYET

Sizi, yakinda gelecek azab konusunda uyardik. O gün, kisi elleriyle meydana getirdiklerine bakar; gerçegi örtenler de, keske toprak olsaydim; der.

Nebe Suresi 40.Ayet

BİR HADİS

Peygamber Efendimiz (S.A.V) in varisleri, Hak üzere Ümmet-i Muhammed'i kıyamete kadar irşad edeceklerdir. O varisler ki hakiki mürşid-i kâmillerdir. Çünkü onlar hem zâhirî, hem de manevi irşad yapabilenlerdir.

Hadis-i Şerif

İSTATİSTİK

Sayac
Tekil (Bugün) 674
Toplam 434889
En Fazla 2026
Ortalama 456

2008 - 2010  © www.habibullah.org.tr   Kuran Kursu   Kuran-ı Kerim Meali
Yazılım : Networkbil.Net       Tasarım : Abdullah SAĞLAM islami Radyo